Güngör Geçer: “Çocuklarımız, gençlerimiz ve insanımız için depreme dayanıklı, dirençli, güvenli şehirler oluşturmalıyız.”
Adana Bölgesi’ndeki
Faylar, Yapı Güvenliği ve Kentsel Dönüşüm başlıklarının ele alındığı “Deprem
Gerçeğiyle Yaşamak” paneli Kozan Ticaret Odası’nda yapıldı.
Panele konuşmacı
olarak; Çukurova Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi İnşaat
Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülazim Yıldız, Adana Alparslan
Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Ahmet Beycioğlu, ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof.
Dr. Barış Binici, İnşaat Mühendisleri Odası Geoteknik Kurul Üyesi Prof. Dr.
Mustafa Laman, Gazi Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Kurucu Başkanı Prof.
Dr. Süleyman Pampal ve Çukurova Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı
Prof. Dr. Ulvi Can Ünlügenç katıldı.
Sunumlardan önce söz
alan Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Güngör Geçer, Kaharamanmaraş’ta
meydana gelen depremlerin büyük yıkımlara neden olduğunu hatırlatarak, yapılan
çalışmaları hatırlattı.
Güngör Geçer şunları
söyledi: “Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremi burada bulunan herkes yaşadı.
11 ilde hissedilen depremde maalesef on binlerce vatandaşımızı yitirdik. O
günlerde ben de Adana Büyükşehir Belediyesi’nde meclis üyesiydim. Zeydan
Başkan’la birlikte çalışma yaptık. Depremin ilk anlarından itibaren Adana
yaşanan yıkımlarla ilgili çalışmaları gerçekleştirdik, koordinasyon merkezini
kurduk, hızlı şekilde aksiyon aldık. Kahramanmaraş’ta, Hatay’da, Adıyaman’da
yaşananları gördüğümüzde ise oralarda yıkımın çok daha fazla olduğunu, hasarın
ve kayıpların derecesinin büyüklüğünü gördük. Bir yandan Adana’daki yaraların
sarılması için çalışırken, bir yandan da çevre illere nasıl destek
olabileceğimizi konuştuk ve hayata geçirdik. O zaman açık olan Şakirpaşa
Havalimanı’na gelen kurtarma ve yardım ekiplerinin koordinasyonu için gereken
çalışmaları yaptık.”
YAŞANANLARDAN DERS ALMAMIZ
GEREK
Yaşananlardan ders
alınmasının önemine değinen Geçer şöyle devam etti: “6 Şubat’ta yaşanan
depremlerden büyük ders almamız gerekiyor. Türkiye’nin deprem bölgesinde
olduğunu her an hatırlamamız ve çalışmalarımızı bu yönde yapmamız gerekiyor. Adana
Büyükşehir Belediyesi o günden bu yana bütün birimleriyle ve diğer kurum ve
kuruluşlarla koordineli şekilde çalışıyor. Bunu sürdürmeye devam edeceğiz.
Bundan sonra, yeni imar alanları oluşturulurken nelere dikkat edilmesi
gerektiğinin farkındayız. Daha hassas çalışmamız gerektiğinin bilincindeyiz ve bu
bilinci bütün topluma, kurumlara yaymamız gerek. Japonya’da 9 şiddetinde deprem
olduğunda bir kişinin burnu kanamıyorsa, Türkiye’de de bunu yapmamız lazım.
Çağımız bilim ve teknoloji çağı. Hocalarımız burada ve depreme dirençli kentler
oluşturmanın yöntemleri belli. Dolayısıyla bugün burada yaptığımız çalışma çok
kıymetli. Kozan ilçemizde olması çok daha önemli. Bu tür çalışmaların sadece
belirli noktalarda değil, toplumun bütün katmanlarında gerçekleştirmek
zorundayız. Bu nedenle panelimizi bugün Kozan’da gerçekleştiriyoruz.
DEPREM BÖLGESİNDE
BULUNDUĞUMUZU BİR AN BİLE UNUTMAMAMIZ GEREK
Yaşanan acılarla ilgili
toplumsal hafızanın taze tutulması gerektiğini ifade eden Güngör Geçer
konuşmasını şöyle sürdürdü: “Biz toplum olarak yaşananları kısa sürede
unutuyoruz. Ben 30 yıldır inşaat sektöründe faaliyet gösteriyorum. Türkiye’nin
bir noktasında bir deprem olur ve o hafta ev almak için gelenler evin sağlam
olup olmadığını, depreme dayanıklı olup olmadığını sorar. Bir hafta sonra
alacağı binanın sağlam olup olmadığını soran kalmaz. Oysa her an deprem riskini
unutmadan yaşamak zorundayız bu coğrafyada. Bu noktada bilim ve teknolojiyi
kullanacağız, bilim insanlarına kulak vereceğiz, üniversitelerimizin çalışmalarını
baz alacağız. Ben bugünkü paneli önemli ve değerli buluyorum.”
İNSAN HAYATINDAN DAHA
ÖNEMLİ BİR ŞEY YOK-HER KURUM VE KURULUŞUN İŞ BİRLİĞİ YAPMASI GEREK
Güngör Geçer
konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Osmaniye’de hala konteynırda kalan
vatandaşlarımız var. 5 Şubat’ta Adıyaman’da olacağım ve orada da aynı
sıkıntıların olduğunu biliyorum. Hatay’da zaten büyük sorunlar var. Depremlerde
bu denli yıkım oluşması hem vatandaşlarımızın büyük acılar yaşamasına, kayıplar
verilmesine neden oluyor ve sonrasında toparlanılması manevi ve maddi açıdan
çok zor hale geliyor. İnsan hayatından daha önemli bir şey yok. Bunun için de
daha nitelikli, sağlam, dirençli kentler inşa etmemiz gerekiyor. Bunu da kamu,
özel sektör, devletimiz, belediyelerimiz, sivil toplum kuruluşları, halkımız ve
üniversitelerimizle birlikte oluşturabiliriz. Çocuklarımız, gençlerimiz için
daha güzel, yaşanabilir ve güvenli bir ülkeyi hep birlikte oluşturmak
zorundayız. Bu hepimizin sorumluluğu. Çocuklarımıza güzel ve güvenilir şekilde
yaşayabilecekleri bir Türkiye oluşturmak için bugün bu çalışmaları gerçekleştiriyoruz.
Bu panele ve bu sürece destek veren bütün bilim insanlarımıza ve
arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.”
Açılış konuşmalarının ardından bilim insanları sunumlarını gerçekleştirdi.