Güngör
Geçer, Antalya’da Adana’yı tanıttı
Uluslararası
Antalya Turizm Fuarı’nda Adana konuşuldu
Adana
Büyükşehir Belediyesi standında Adana’nın turizm değerleri tanıtıldı
Uluslararası
Antalya turizm Fuarı (ATF26 Türkiye), 26–28 Ekim 2026 tarihlerinde ANFAŞ
Antalya Fuar Merkezi'nde turizm sektörünün ulusal ve uluslararası
temsilcilerini buluşturdu.
Adana
Büyükşehir Belediyesi standında; kentin tarihi, kültürel ve gastronomik
zenginlikleri tanıtıldı. Başkan Vekili Güngör Geçer, oturumda Adana’yı bütün
yönleriyle anlattı.
Fuarın
ilk gününde ana sahnede gerçekleştirilen "Tourism Cities Summit 3 – Doğa,
Yerel Deneyimler ve Türkiye'nin Yeni Turizm Rotaları" oturumunda, Anadolu
şehirlerinin turizm potansiyelinin geliştirilmesi, ziyaretçilerin konaklama
sürelerinin artırılması, destinasyonların markalaştırılması ve turizmin yıl
geneline yayılması konuları değerlendirildi. Adana Büyükşehir Belediye Başkan
Vekili Güngör Geçer, oturumda Adana’yı anlattı.
ADANA’NIN
TURİZM DEĞERLERİ ÇEŞİTLİLİK GÖSTERİYOR
Güngör
Geçer, Adana'nın yalnızca gastronomisiyle değil, deniz turizmi, tarihî mirası
ve doğal güzellikleriyle de önemli bir destinasyon potansiyeline sahip olduğunu
belirtti.
Adana'nın
çoğunlukla bir iç bölge şehri olarak değerlendirildiğini ancak bunun doğru
olmadığını ifade eden Geçer, kentin yaklaşık 160 kilometrelik kıyı şeridine
sahip olduğunu söyledi.
Adana'nın
üç ilçesinde Akdeniz'e uzanan kıyıların ve plajların bulunduğunu belirten
Geçer, bu potansiyelin turizm açısından daha etkin değerlendirilmesi
gerektiğini anlattı.
Türkiye'nin
farklı bölgelerinin önemli doğal ve kültürel değerlere sahip olduğuna dikkat
çeken Geçer, turizmde gelişmenin güçlü altyapı ve stratejik planlamayla mümkün
olabileceğini ifade etti.
Özellikle
ulaşım ve konaklama altyapısının geliştirilmesi gerektiğini belirten Geçer,
merkezi yönetim ile yerel yönetimlerin birlikte çalışması hâlinde Anadolu'nun
pek çok şehrinin önemli turizm merkezlerine dönüşebileceğini söyledi.
ADANA’YA
GELEN TURİST SAYISINI 2 MİLYONUN ÜZERİNE ÇIKARDIK
Adana'nın
son yıllarda turizm alanında önemli gelişim gösterdiğini belirten Güngör Geçer,
kentte gerçekleştirilen festivallerin ve tanıtım çalışmalarının ziyaretçi
sayısına katkı sağladığını ifade ederek şunları söyledi: “Daha önce yaklaşık 1
milyon seviyesinde bulunan turist sayısı, 2 milyonun üzerine çıktı. Bu
gelişimin sürdürülebilmesi için çalışmalarımız devam ediyor.”
Ancak
turizmde yalnızca ziyaretçi sayısına odaklanılmaması gerektiğini belirten
Geçer, ziyaretçilerin kentte daha uzun süre kalmasının ve turizm
faaliyetlerinden daha yüksek ekonomik değer elde edilmesinin önemine dikkat
çekti.
SAĞLIK
TURİZMİNDE ÖNEMLİ POTANSİYEL
Adana'nın
sağlık turizminde de güçlü bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Geçer,
Çukurova Üniversitesi, şehir hastaneleri ve özel sağlık kuruluşlarının sahip
olduğu uzman kadroların önemli bir avantaj sunduğunu belirtti.
Bu
potansiyelin yeterince değerlendirilebilmesi için özellikle ulaşım
bağlantılarının ve turizm altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
ADANA’DA
600 ÇEŞİT YEMEK VAR
Adana'nın
gastronomi alanındaki zenginliğine dikkat çeken Güngör Geçer, şehrin yalnızca
kebap ve şalgamla sınırlı olmayan geniş bir mutfak kültürüne sahip olduğunu
ifade etti.
Güngör
Geçer sözlerini şöyle sürdürdü: “Adana'da yaklaşık 600 çeşit yemek mevcut. Bu
zenginliğin uluslararası alanda daha güçlü tanıtılması gerekiyor. Adana UNESCO
Gastronomi Şehri unvanı için başvuruda bulundu. Başvuru süreci şehirdeki bazı
altyapı ve eğitim ihtiyaçlarını da ortaya koydu. Gastronomi alanında akademik
altyapının güçlendirilmesi gerekiyor. Çukurova Üniversitesi ile iş birliği
içerisinde çalışmalar yürütüyoruz. Gastronomi yalnızca yemek sunmaktan ibaret değil.
Şehirlerin kültürünü ve yaşam biçimini yansıtan önemli bir turizm ürünüdür. Kentte
bu alandaki yatırımların ve çalışmaları sürdüreceğiz.”
LEZZET
FESTİVALİ ŞEHRİN TANITIMINA BÜYÜK KATKI SAĞLIYOR
Adana'da
düzenlenen gastronomi festivalinin turizm açısından önemli bir tanıtım
faaliyetine dönüştüğünü belirten Güngör Geçer, festivalin geniş katılımla
gerçekleştirildiğini ifade etti.
Festivalin
önceki yıl yaklaşık 700 bin ziyaretçiyi ağırladığını aktaran Geçer, bu tür
organizasyonların şehir ekonomisine ve destinasyonun bilinirliğine katkı
sağladığını vurguladı.
Festivallerin
yalnızca düzenlenmesinin yeterli olmadığını belirten Geçer, etkinliklerin
ulaşım, konaklama, tanıtım ve yerel halkın katılımıyla bütüncül bir yaklaşımla
ele alınması gerektiğini söyledi.
Şehirlerin,
düzenledikleri etkinlikleri sahiplenmesinin önemine dikkat çeken Geçer,
turizmde kalıcı başarının toplumun tüm kesimlerinin sürece dahil olmasıyla
mümkün olabileceğini ifade etti.
ADANA
8.500 YILLIK TARİHİ MİRASI SAHİP
Adana'nın
çok köklü bir tarihî geçmişe sahip olduğunu belirten Güngör Geçer, kentte 8.500
yıllık bir yerleşim ve medeniyet birikiminin bulunduğunu ifade etti. Güngör
Geçer şunları söyledi: “Adana farklı dönemlerde birçok medeniyete ev sahipliği
yapmış bir şehir. Bu tarihî birikimin turizm açısından daha etkin değerlendirilmesi
gerekiyor. Taşköprü başta olmak üzere Adana'nın antik kentleri, tarihî
köprüleri, kaleleri ve diğer kültürel miras alanları önemli bir turizm
potansiyeli sunuyor. Taşköprü 1.640 yıllık geçmişe sahip ve Adana'nın önemli
simgelerinden bir tanesidir. Seyhan Nehri üzerindeki yapı, kentin tarihî
kimliğinde önemli bir yere sahiptir. Adana'nın farklı ilçelerinde bulunan
tarihî yapıların ve antik yerleşimlerin daha fazla tanıtılması gerekiyor. Bu
değerlerin ziyaretçiler açısından ulaşılabilir hâle getirilmesi de çok önemli.”
TARİHİ
KENT MERKEZİNE YÖNELİK ÇALIŞMALAR YAPIYORUZ
Adana'nın tarihî kent merkezine yönelik
çalışmalara değinen Güngör Geçer, Büyük Saat ve Taşköprü çevresindeki alanların
turizm açısından geliştirilmesine yönelik projeler yürüttüklerini belirtti.
Tarihî
yapıların korunmasının yanı sıra ziyaretçilerin bu alanlarda rahatlıkla vakit
geçirebileceği, yerel lezzetleri deneyimleyebileceği ve kentin kültürel
değerlerini tanıyabileceği yaşam alanları oluşturmayı hedeflediklerini ifade
etti.
Bu
kapsamda ulaşım, çevre düzenlemesi ve konaklama ihtiyaçlarının birlikte ele
alındığını belirten Geçer, ilgili kamu kurumlarıyla koordinasyon içerisinde
çalıştıklarını söyledi.
Adana'nın
15 ilçesinde farklı doğal ve kültürel zenginlikler bulunduğunu vurgulayan
Geçer, turizm yatırımlarının kent geneline yayılmasının şehir ekonomisine katkı
sağlayacağını belirtti.
Geçer,
“Turizm demek canlılık demek, yaşam demek.” yaklaşımıyla turizmin yeni yaşam
alanlarının oluşmasında ve yerel ekonominin gelişmesinde önemli rol
üstlendiğine dikkat çekti.
ALTIN
KOZA FİLM FESTİVALİ VE PORTAKAL ÇİÇEĞİ KARNAVALI KENTİN MARKA DEĞERİNİ
ARTIRIYOR
Adana'nın
turizmdeki gelişiminde kültür ve sanat etkinliklerinin önemli rol oynadığını
belirten Güngör Geçer, Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali ile
Portakal Çiçeği Karnavalı'nın şehrin tanıtımına sağladığı katkıları
değerlendirdi.
Altın
Koza Film Festivali'nin yaklaşık 60 yıllık geçmişe sahip olduğunu belirten
Geçer, bu yıl festivalin 33'üncü kez düzenlendiğini ifade etti.
Adana'nın
sinema ve edebiyat alanındaki güçlü geçmişine dikkat çeken Geçer, Orhan Kemal
ve Yaşar Kemal gibi önemli edebiyatçıların yetiştiği Çukurova'nın kültürel
birikiminin turizm açısından önemli olduğunu vurguladı.
Adana'da
dizi ve film çekimlerinin devam ettiğini belirten Geçer, bu yapımların kentin
farklı coğrafyalarının tanıtılmasına katkı sağladığını söyledi.
Nisan
ayında düzenlenen Portakal Çiçeği Karnavalı'nın da büyük ilgi gördüğünü aktaran
Geçer, önceki yıl yaklaşık 1,2 milyon kişinin katıldığı etkinliğin kentte
önemli bir turizm hareketliliği oluşturduğunu aktardı.
Bu
tür organizasyonların şehirle bütünleşmesinin önemine dikkat çeken Geçer, Adana
halkının etkinlikleri sahiplenmesinin festival kültürünün gelişimindeki önemli
unsurlardan biri olduğunu belirtti.
ŞEHİRLER
RAKİP DEĞİL, BİRBİRLERİNİ TAMAMLAYAN DESTİNASYONLARDIR
Güngör
Geçer şehirler arasındaki rekabetin olumlu yönleri bulunmakla birlikte turizmin
ülke genelinde bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Gaziantep
ve Adana'nın gastronomi alanındaki gelişimlerinin birbirini
destekleyebileceğini belirten Geçer, farklı şehirleri ziyaret eden turistlerin
yakın destinasyonlara da yönlendirilebileceğini söyledi.
Geçer,
“Türkiye’nin turizm stratejisini belirlemek lazım.” sözleriyle ülke genelinde
bütüncül bir turizm anlayışına ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.
Türkiye'nin
coğrafi çeşitliliği sayesinde deniz, dağ, doğa, gastronomi, kültür ve spor
turizmi gibi farklı alanlarda ziyaretçilere geniş seçenekler sunabildiğini
belirten Geçer, bu potansiyelin ortak bir stratejiyle değerlendirilmesi
gerektiğini vurguladı.
SEYHAN
BARAJ GÖLÜ’NDE SU SPORLARINI GELİŞTİRMEK İSTİYORUZ
Adana'nın
turizm çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmalarını da değerlendiren Güngör
Geçer, Seyhan Baraj Gölü'nde su sporlarının geliştirilmesi için çalışmalar
yürüttüklerini açıkladı.
Adana'nın
iklim ve coğrafi koşullarının su sporları açısından önemli avantajlar sunduğunu
belirten Geçer, bu alandaki altyapı çalışmalarının geliştirilmesini
hedeflediklerini bildirdi.
Su
sporlarının yılın daha geniş bir dönemine yayılmasının Adana'nın turizm
potansiyeline katkı sağlayabileceğini ifade eden Geçer, deniz ve yayla
turizminin de geliştirilmesi için ilgili kurumlarla birlikte çalıştıklarının
altını çizdi.
KADEŞ
BARIŞ VE KÜLTÜR ROTASI İLE TARİHİ MİRASI TURİZME KAZANDIRIYORUZ
Oturumun
dikkat çeken başlıklarından biri de Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından
geliştirilen Kadeş Barış ve Kültür Rotası oldu. Güngör Geçer, tarihî Kadeş
Barış Antlaşması'ndan hareketle hazırlanan kültür rotasını tanıtarak,
Çukurova'nın binlerce yıllık medeniyet geçmişinin turizm açısından
değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Oturumda
gösterilen tanıtım sunumunda, Adana ve çevresindeki tarihî yerleşimlerin, antik
yolların, köprülerin ve kalelerin birbirine bağlanarak ziyaretçilere kültürel
bir keşif deneyimi sunulmasının amaçlandığı aktarıldı.
Kadeş
Barış ve Kültür Rotası'nın yalnızca tarihî yapıları değil, Anadolu'nun farklı
medeniyetler arasında kurduğu bağlantıları da görünür kılmayı hedeflediği
belirtildi. Rotanın tarih, doğa ve kültür turizmini bir araya getiren bir
deneyim olarak geliştirilmesinin önemine dikkat çekildi.