Seyhan Atıksu Arıtma Tesisi ve
Mikroplastik Kirliliğine İlişkin Açıklama
Son günlerde
görsel ve yazılı medyada yer alan, Seyhan Atıksu Arıtma Tesisimiz ile alıcı
ortamlardaki mikroplastik kirliliğine ilişkin iddialar üzerine, kamuoyunun
doğru ve eksiksiz bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılması
gerekli görülmüştür.
Seyhan
Atıksu Arıtma Tesisi mikroplastik üreten bir tesis değildir. Tesisimizin temel görevi,
kanalizasyon sistemi aracılığıyla kendisine ulaşan evsel ve endüstriyel
nitelikli atıksuları mevcut arıtma proseslerinden geçirerek mevzuatta öngörülen
deşarj kriterlerine uygun şekilde arıtmaktır.
Seyhan
Atıksu Arıtma Tesisi, biyolojik aktif çamur prosesine sahip ikincil düzey bir
arıtma tesisi olarak Adana halkına kesintisiz hizmet vermektedir. Artan nüfusa
bağlı olarak yükselen debi ve kirlilik yükünün karşılanabilmesi amacıyla
tesisin kapasite artırımı, rehabilitasyonu ve ileri arıtma proseslerine
geçişine yönelik projeler hazırlanmış, gerekli Bakanlık izinleri alınmış ve
imar planı çalışmaları tamamlanmıştır.
Söz konusu
yatırım için finansman görüşmeleri gerçekleştirilmiş; ancak ön görüşmeleri
yapılan finansmanın depremden daha fazla etkilenen illere yönlendirilmesi
nedeniyle süreç sonuçlandırılamamıştır. Tesisin kapasite artırımı ve
rehabilitasyon yatırımının bir an önce hayata geçirilmesi amacıyla finansman
arayışlarımız kararlılıkla sürdürülmektedir.
Mikroplastik konusunda gerçek nedir?
Mikroplastikler,
genel olarak 5 milimetreden küçük plastik parçacıklar olarak
tanımlanmaktadır. Konvansiyonel atıksu arıtma tesislerinin temel tasarım amacı
mikroplastiklerin tamamının giderilmesi değildir. Dolayısıyla mevcut arıtma
prosesleri, atıksuyla tesise ulaşan mikroplastiklerin tamamını giderecek özel
proseslere sahip olmayabilir.
Ancak bu
durum, Seyhan Atıksu Arıtma Tesisi'nin mikroplastik ürettiği veya
mikroplastik kirliliğinin kaynağı olduğu anlamına gelmemektedir. Tesis,
kanalizasyon sistemi üzerinden kendisine ulaşan atıksuları arıtmak üzere
faaliyet göstermektedir.
Yapılan
teknik incelemelerde, kanalizasyon sistemine kaynağında kontrolsüz biçimde
bırakılan yoğun plastik atıkların sistem içerisinde tıkanmalara neden olduğu,
ince ızgara sistemlerinin çalışma düzenini olumsuz etkilediği ve çeşitli ekipmanlarda
arızalara yol açtığı tespit edilmiştir.
Bu nedenle
mikroplastik kirliliğiyle etkin mücadele yalnızca arıtma tesislerinin
performansı üzerinden değerlendirilemez. Kirliliğin kaynağı, kanalizasyon
sistemine giriş noktaları ve alıcı ortama doğrudan yapılan deşarjların birlikte
değerlendirilmesi gerekmektedir.
ASKİ'nin
sorumluluğundaki kanalizasyon sistemi üzerinden tesise ulaşan atıksular, mevcut
mevzuat ve tesisin teknik kapasitesi çerçevesinde arıtılmaktadır. Bununla
birlikte, kanalizasyon sistemi dışında kalan ve doğrudan dere yatakları,
drenaj kanalları veya diğer yollarla alıcı ortama yapılan deşarjların tamamının
ASKİ tarafından kontrol edilmesi veya yaptırıma tabi tutulması hukuken ve
fiilen mümkün değildir. Bu tür deşarjlarla ilgili yetki ve sorumluluklar
ilgili mevzuat kapsamında yetkili kurum ve kuruluşlara aittir.
ASKİ'nin sorumluluğu ve çalışmaları
ASKİ olarak
Seyhan Nehri'nin, Akdeniz'in ve Adana'nın doğal çevresinin korunmasını temel
bir sorumluluk olarak görmekteyiz.
Bu
doğrultuda ekiplerimiz, kanalizasyon sistemine mevzuata aykırı atık bırakılması
ve endüstriyel atıksu deşarjları başta olmak üzere sahadaki denetim ve
kontrollerini kararlılıkla sürdürmektedir. Tespit edilen aykırılıklar hakkında
ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli idari ve hukuki süreçler işletilmektedir.
Özetle;
Kamuoyunun,
mikroplastik kirliliğini yalnızca belirli bir tesis üzerinden değerlendirmek
yerine; kirliliğin kaynağı, taşınım yolları, mevcut altyapının teknik
kapasitesi ve ilgili kurumların görev ve yetki alanlarını birlikte
değerlendirmesinin önemini kamuoyunun bilgisine sunarız.
ASKİ olarak
çevrenin korunması, altyapımızın güçlendirilmesi ve Adana'nın su kaynaklarının
gelecek nesillere sağlıklı şekilde aktarılması amacıyla çalışmalarımızı
kararlılıkla sürdüreceğiz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.